Fuat Böge
Farklı, orijinal, ilginç ve faydalı bakış açıları sunabilmek, iletişimdeki güçtür.

Şub
10

Bir insanın kokusunu alamadığın halde kokusunu özlediğin oldu mu hiç senin? Ya da karşındakinin verdiği nefesi hiç hissetmesen de içine çektiğin olduğu mu? Benim oldu, sanki karşımdasın sanki o güzel gülücüklerini sadece bana hitaben yapıyorsun ya da güldüğünde gözlerinin küçülmesini sadece ben görüyorum. Hayal kurmanın da en güzel yanı bu sanırım. Seni her dakika her saniye yaşamak bu.

Bensiz yürüdüğün her kaldırımdan geçtiğimde ayak izlerinle bezenmiş güller görür gibiyim. İşte buradan geçti deyip gülümserim taş parçasına. Senin dokunduğun yerler gözümün önünde belirir. Ya da dokunduğun her çiçek beni kendine esir eder. Çünkü dokunduğun her gül her menekşe her lale kendi kokuları yerine ellerin kokar. Ya döktüğün gözyaşları. O gözyaşları yalnızlık içinde bitkin düştüğüm odamın penceresinde belirir. Bense titrek sesim ve nefesimle buğu yaparım o cama izlerim gecenin karanlığında her bir taneyi. Bana armağan o gözyaşları. Benim için gelir penceremde benle bir sabahlar ve her yeni gün doğduğunda buhar olur karışır ruhuma.

Her Pazar sabah kahvaltımda sen geleceksin diye beklerim. Her yeni gün çıkar dolaşırım sokak sokak, mahalle mahalle. Mavi manolyalar görürüm. Onları izlerim ve sen gelirsin aklıma. Hani sorsam her birine sanki daha biraz önce sen onları koklamışsın gibi bir tebessüm var yüzlerinde. Kapımın önüne geldiğimde ise içime bir burukluk çöker. Sanki sen biraz önce defalarca çalmışsın ama beni bulamamışsın gibi gelir. Belki de hepsi hayal ürünüm olmuş, belki de gerçeksin ama içimdesin, kalbimdesin her an. Her sokağın başında ya da her mahallenin sonunda belki kapımın önünde belki kaldırımlarda. Belki sille dağlarında belki kırlarda. Ama inan hep ruhumda hep içimdesin ey sevgili!

Fuat Böge, 10.02.2013

Eyl
02

Bu şehirde beni çeken bir şey var, bu şehirde beni mest eden canıma can katan bir iksir var, ey İstanbul söyle bana nedir sendeki bu cazibe, ben sana mı aşığım sen bana mı?

Yoksa sen de mi maske takıp beni kandırıyorsun insanlar gibi, sen de mi gizliyorsun asıl yüzünü, yok yok ben senin böyle olacağını düşünmüyorum, sana ben ezelden aşığım İstanbul, ruhum senin ruhuna eşdeğer aziz İstanbul, sen hain olamazsın sen ihanet edemezsin, sen kainatın eşsiz bir varlığısın, seni sende seninle yaşamak, her seferinde sana delice aşık olmak, denizinde martı olup uçmak, her seferinde büyük bir aşkla sana koşmak. Söyle bana İstanbul nedir bendeki sana bu özlem?

Fuat Böge, 02.09.2012, İstanbul

Eyl
02

Taksim yine cıvıl cıvıl,

Her milletten insan var kıpır kıpır.

Bir yanda demokrasi isteyenler,

Bir yanda eğitim sistemini protesto edenler,

Hepsinin derdi ayrı ayrı,

Kimi harç kalksın der, kimi bakan istifa der,

İstanbul yine aynı İstanbul,

Sadece renkler ve insanlar farklı,

Kuşlar yine meydan da hepsi bekler yem veren eli,

Tramvay yine aynı tramvay içi dolu insan,

Ey taksim ne zaman bulacaksın saadedi lisan.

Fuat Böge, 02.09.2012, İstanbul

Eyl
02

Rıhtımdan seyrediyorum koca İstanbul’u,

İstanbul biraz yorgun mu ne?

Eyl
02

İstanbul aşktır,

İstanbul sevgidir,

İstanbul hayattır,

İstanbul candır,

İstanbul sevgilidir,

Yalnızlığın ilacı, dertlerin dermanıdır,

İstanbul huzurdur,

İstanbul coşkudur,

İstanbul monoton ruhların enerji bulduğu kuvvet macunudur,

İstanbul Fuattır,

Fuat İstanbuldur.

Fuat Böge, 02.09.2012, İstanbul

Eyl
02

Sana bugün Galata’dan baktım eşsiz İstanbul.

Ne kadarda mavi denizin, ne kadar da mağrurdu tepelerin.

Kahveyi yudumlar gibi yudumluyordu koyların dalgaları, çılgınca kucaklaşıyordu yamaçların.

Kaç aşık geçti bu şehirden ey İstanbul?

Kaçı oldu bahtiyar kaçının sonu tarumar?

Fuat Böge, 02.09.2012, İstanbul

Ağu
21

Ağu
16

Büyüyen Kobilerin Dost Numarası

08504955566

Yarınlarınızı şimdiden garanti altına almazsanız, gelecekte yok olmaya mahkum olursunuz. Türkiye’nin Kobi Destek Hattı KobiLine uzman kadrosuyla sizi ve çocuklarınızı geleceğe hazırlıyor.

KobiLine Kobi Destek ve Bilgi Merkezi

0850 495 55 66

Tem
03

Sen kalbimin mehtabısın güneşisin

Sen ruhumun vazgeçilmez bir eşisin

Bir şarkısın sen ömür boyu sürecek

Dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek

Ruhum senin kalbim senin ömrüm senin

Yıllar geçse ölmeyecek bende sevgin

Bir şarkısın sen ömür boyu sürecek

Dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek

Uzaklara kaçıversek seninle biz

Birgün elbet göze gelir bu sevgimiz

Bir şarkısın sen ömür boyu sürecek

Dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek

Tem
03

Ustam!

Aklım firarda.

Gözbebeklerimde müebbet hüzün,

Dilimde ay kesiği bir yara,

Düşüm kırık dökük,

Umudumun boynu bükük,

Bir öksüzün omuzlarında sukut.

Yüreğim sana emanet sıkı tut.

Tut ki; kancık pusulara düşmesin.

Bir hain kurşun gelip deşmesin.

Ustam,

Ne zaman o senin bildiğin zaman,

Ne sevda gördüğün masallardaki.

Eskiden,

Halı tezgâhında dokunurdu aşklar,

Nakış nakış, körpe kız ellerinde.

Mendillere yazılırdı isimler,

Yüreklere kazılırdı gizlice.

Sevdalılar asil ve de yürekli

Sevdalar, kavgalar iki kişilik.

Oysa simdi;

Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.

Meşru sevdalardan,

Gayri meşru acılar doğuyor kundaklara,

Günahkâr gecelerden.

Beni herkes sevdaya asi sanır,

Oysa ask, beni nerde görse tanır,

Hasret tanır,

Zulüm tanır,

Ölüm tanır,

Yüzüm yüzümden utanır.

Yorgunum ustam;

Ne katıksız somun isterim senden,

Ne bir tas su,

Ne taş yastıkta bir gece uykusu.

Var gücünle asil sükûnetime,

Çığlığım kopsun,

Uzat ellerini güneşe dokun,

Uyandır uykusundan,

Tut yüreğimden ustam tut,

Tut beni, sür güne…

Yazar: Serkan Uçar